banner27
23 Temmuz 2017 Pazar

Avrupa ve ABD'nin Çilekleri Sason'dan

Tavit’in İzinde Zovaser dağında

Sason dağlarında Mereto’dan sonra 2721 metre yüksekliğiyle Zovaser dağı yer alır. Krater bir yapıya sahip olan dağın çok zengin bir bitki topluluğu var. Bütün yaz boyunca dağın zirvesinde oluşmuş çukurlardaki karlar, bölgenin en önemli su pınarlarını oluşturmaktadır. Bunlar içerinde en önemlisi Gıresore şelalesi ve çeşmesidir. Buz gibi akan bu pınarlar Zovaser’in serin esintisini vadilere kadar getirmektedir.

05 Temmuz 2013 Cuma 16:20
Tavit’in İzinde Zovaser dağında

 Geçmişten günümüze ulu dağlar, insanın yaşamı üzerinde belirgin izler bırakmıştır. Yıl boyunca kar ve bulutun eksik olmadığı yüksek doruklar, tanrıların mekânı kabul edilir ve bu nedenle bu dağlar kutsallaştırılırdı. Mitolojilerde yer edinen bu inanç, ulu dağları yaşamın önemli bir unsuru haline getirir. Aynı zamanda bu dağlar bereketinde kaynağıdır: Eriyen karlar, yaşam kaynağı olan suyu sağlamanın yanı sıra, hem bitki hem de hayvan çeşitliliği ile üretimsiz bir ekonominin can damarını oluşturur.

 


Dağlar imparatorluğu Sason’da, Muş, Batman ve Diyarbakır üçgenin birleştiği yerde böyle bir dağ yükselir. Eski Sason şehri, Anti Toroslar olarak bilinen sıradağlar arasında Zovaser dağının yamacına kurulmuştur. Aslında Sason’u var eden kaynak,  bu dağdır. Dağın yamacındaki derin vadilerde yer alan yerleşim yerleri varlıklarını buna borçludur. Sason’daki yaşamın temel kaynağı Mereto ve Zovaser’in kutsal sularıyla beslenen vadilerin suları, aynı zamanda Mezopotamya uygarlığının da başlangıç noktasıdır. Yüzyıllar boyu “Bereketli Hilal”in ovalarını besleyerek insanlığın kültür yolunda önemli katkılar sağlar. Yakın zamanımızda yapılan kazılarla, Sason ve Batman çayı üzerindeki höyüklerde, tarım öncesi avcı toplayıcı toplulukların üretime geçmeden dünyanın en eski köylerini kurdukları tespit edilmiştir.

 

Zovaser ismi nereden gelmiştir peki? Aslında resmi adı Subaşı dağlarıdır. Cumhuriyet döneminin asimilasyon politikalarından dağ isimleri de nasibini almış. Bugün kimse bilmez bu ismi. Yöre halkı Zovaser dağı olarak adlandırır halen. Ermeni kaynaklarında ise Dzovasar dağı şeklinde geçer.  Bu iki kelimenin kökeni de Ermenice’dir: dzov – deniz, sar – dağ; yani deniz dağı (Dzovasar),  zov – esinti, sar – dağ (Zovaser).

 

Sason destanında en önemli mekânlardan biri Zovaser dağıdır. Destanda Zovaser dağı ile ilgili şu bilgiler yer alır:

“Sanasar ve Bağdasar kardeşler, Sason’a gelip şehri kurduklarında o zamanın kralı Gagik’ten Dzovasar’ı da isterler ve kral buraları onlara verir.”

“ Mher, Sason dağına gidip tanrının yarattığı bütün hayvanları ve kuşları bahçesine koyar ve etrafını surlarla çevirir. Adına da Dzovasar der. Kapısı olmayan bu yer Mher’in avlağıdır.“

  

“Mher’in ölümünden sonra burayı Mısra Melik ele geçirir. Mher’den sonra oğlu Tavit, böyle bir yerin varlığından haberdar olur ve gider babasının avlağında, kapısı olmayan surları bir gürz darbesiyle yıkar. Tavit, içeriye girdiğinde her taraf ağaç, dal, bağ, bahçe ve yeşillikle karşılaşır. Burada büyük bir havuz yapılmış, havuzun içinde su, bir pınar gibi çağıldayıp gitmektedir. Ne kadar yaban hayvanı varsa hepsi burada: ceylan, ayı, kurt,  yaban keçisi, yaban koyunu… Tavit, bütün hayvanları serbest bırakır; fakat şehirliler karşı çıkar, yaban hayvanlarını vurmak ister. Tavit  buna izin vermez ve şöyle der: “Bağlı yerde herkes avlar; erkek adam serbest bıraktıktan sonra vuran adamdır” der. Bir tekmeyle bütün duvarları yıkar ve hayvanları kaçırtır. Sonra hayvanları avlamalarına izin verir; cesurlar gidip avlanır, beceriksizlerde geride kalır. Tavit’in Dzovasar surlarını yıkmasını ve Maruta manastırını yeniden yapmasını Mısra Melik duyar. Ve ordusuyla Sason üzerine yürür. Tavit,  Mısra Melik ile savaşa tutuşur ve onu yener.”

  

Destanda, Tavit savaşa giderken Zovaser dağıyla ilgili aşağıdaki deyişi söyler:

“Dzovasar’ın soğuk soğuk pınarları, hosça kalın, iyilikle kalın;

Ben savasa gidiyorum, susayacağım; benim özlemimle kalın!

Dzovasar’ın soğuk soğuk rüzgârları, hosça kalın, iyilikle kalın;

Ben savasa gidiyorum, sıcaktan bunalacağım; siz serin kalın.”

  

Sason dağlarında Mereto’dan sonra 2721 metre yüksekliğiyle Zovaser dağı yer alır. Krater bir yapıya sahip olan dağın çok zengin bir bitki topluluğu var. Bütün yaz boyunca dağın zirvesinde oluşmuş çukurlardaki karlar, bölgenin en önemli su pınarlarını oluşturmaktadır. Bunlar içerinde en önemlisi Gıresore şelalesi ve çeşmesidir. Buz gibi akan bu pınarlar Zovaser’in serin esintisini vadilere kadar getirmektedir.

Kaynaklarda büyük bir gölden bahsedilmektedir. Fakat bu göl, 90’lı yıllarda top atışları sonrasında delinen zeminle birlikte suyu kurumuş. Ama birçok yerde oluşmuş çukur çanakları içerisinde göller var. Mereto'nun tam karşısındaki gölletin yanında eski bir kilise harabesi var, batı tarafında da harabe bir ermeni mezarlığı… Her yerde olduğu gibi buralarda define avcıları tarafından tahrip edilmiş.

 

Kaynaklarda Sason bölgesine gelen ilk seyitlerin bir kısmının mezarlarının Zovaser dağındaki gölün kenarında olduğu bilgisi var. Mezarları burada olan seyitlerin isimleri şunlardır: Seyyid Alemmeddin, Seyyid Şemsettin, Seyyid Fetheddin, Seyyid Necmeddin, Seyyid Cemaleddin, Seyyid Muhyeddin, Seyyid Ahmedul-Kebir, Seyyid Selameddin, Seyyid Nasreddin, Seyyid Sıraceddin, Seyyid Abdülcelil, Seyyid Cemil, Seyyid Mir. 

Behcet ÇİFTÇİ

Sasun.org

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Sason'un en önemli kültür varlığı hangisi?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    KİM KİMDİR? Tümü
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV