banner27
27 Temmuz 2017 Perşembe

Avrupa ve ABD'nin Çilekleri Sason'dan

Sıltana Çeşmesi’nden Komk Manastırı’na

Büyük aşklar yolculuklarla başlar ve serüvenciler düşer bu yollara ancak.

22 Mayıs 2017 Pazartesi 20:29
Sıltana Çeşmesi’nden Komk Manastırı’na


Yolculuklar tarihimdi benim, bende geçmişin peşinde bir serüvenci. Bir serüvenci mi desem, bir gezgin mi? Belki de bir derviş…  Anıları bileyen her yolculuk, kederinden çok coşkuyla anlatılan bir öyküye dönüşür.  Tıpkı Ahmet Telli’nin dediği gibi:  “Büyük aşklar yolculuklarla başlar ve serüvenciler düşer bu yollara ancak.”  

Yazı ve Fotoğraflar: Behcet Çiftçi

Göklerde kara bulutların çöktüğü bir vakit yeni bir serüven için düştük yollara. Poseidon’un gazabına uğrayan Odisseus gibi tanrıların lanetiyle fırtınalara karşı yüksek dağ doruklarında bir adadan başka bir adaya mı sürüklenecektik? Yoksa Ksenophon’un izinde Karadeniz’in azgın sularına mı ulaşacaktık? Dumanlı başıyla Nuh’un gemisine yol vererek ortadan yarılmış olan yüce Mereto, bu fırtınaya karşı bize de rehber olabilecek miydi?

Şaka şaka… Hepsi hepsi kentten kaçışın doruğa çıktığı bir zamanda kendini Sason dağlarının sırtlarında birkaç saatlik yürüyüşe bırakanların kısa bir öyküsü bu.  

 
Sıltana çeşmesinden 

Nisan yağmurlarıyla birlikte üzerimize yağan çamura, doluya aldırmadan rüzgârın acımasız sertliğine rağmen Hermes’le dalga geçer gibi kapüşonlarını üzerine çekerek bir zamanlar Eşkıya Semedo’nun mekânı olan Sıltana çeşmesine doğru yol aldık. Rüzgâra inat Mereto dağının karşısında halaya tutuşanlar, harika manzaranın tadını çıkardıktan sonra anıları ölümsüzleştirmek için poz vermeye başladı.

 
Sason vadisi, Mereto dağı ve Komk Manastırı

Bu yolculuk benim için anılara yaptığım bir yolculuktu aynı zamanda.  Sason maceramın başladığı ilk mekân olan manastıraydı yolculuğumuz. Bundan altı yıl önce manastırın muhteşem mimarisini gördükten sonra bu taş ustalarının peşine düşmüştüm. İşte bu manastır ile başlayan arayış beni Sason’un neredeyse her yerini dolaşan bir gezgin; elde ettiğim kaynaklar ve saha çalışmasıyla bir araştırmacı ve gittiğim yerlerdeki doğal yaşamı da karelere yansıtan bir fotoğrafçı yapmıştı aradan geçen bu altı yıl zarfında…

 
Yürüyüş öncesi halay ve son pozlar

Sıltana Çeşmesi ve Çirtinig Köyü

 Sıltana çeşmesinden Çirtinig köyüne doğru Cevdet bizi yolda karşılıyor. Sasonluların misafirperverliğinden taviz vermeden bizleri çay içmeden bırakmayacağını söylüyor. Sason’un dağ şatoları dediğim taş eve adım atar atmaz rüzgârın hırpaladığı bedenlerimiz odun sobasının yaydığı ısıyla gevşemeye başlıyor. Toprak damlı odanın altında sohbet koyulaşıyor; çayla birlikte yenilen ceviz ve şaran yolcularımızı daha da bir sabırsızlandırıyor yürümek için.

  
Cevdet'in evinde soba ve çay keyfi - Rastlamayı umduğum Hori

Keyifle çaylar yudumlanırken dört yıl önce Lili’yle köye yaptığımız yolculuğun anıları canlanıyor gözümde. Bir akşamüstü yüzyıllık memleket hasretiyle atalarının izinden bu köye sürüklenen Lili, dedesine verdiği sözü yerine getirmek için İsveç’ten Sason’a uzun bir yolculuğa çıkmıştı. Dedesinin mezarına kendi topraklarını serpmenin mutluluğuyla neredeyse tüm köylülerle akraba olmuştu. Gözlerim Hori ve Zehranur’u arıyor, fakat onların Sason merkezde kaldıklarını öğreniyorum. Dört yıl önce çektiğim Zehranur’un fotoğrafını da hediye ettikten sonra herkesi mest eden çayın son yudumlarıyla kendimizi dışarı atarak yürüyüşe başlıyoruz.

 
Lili köylülerle birlikte - Zehranur

Tarihi Pısank Bölgesi

Köyün hemen dışında ismini Lili’den öğrendiğim Surp Kevork kilisesinin kalıntıları bizi karşılıyor. Daha sonra küçük bir vadiyi geçtikten sonra patikada tespih taneleri gibi arka arkaya sıralanarak yürümeye başlıyoruz. Ben en arkada Tarihi Pısank bölgesinin köylerini seyre dalıyorum. Ortaçağ’da Tarihi Sason bölgesinin on şehrinden biri olan Pısank bölgesinin merkezi Geçitli yani Taruğ köyü idi. Uzun bir dönem Pısank olarak kaynaklarda geçti. Çirtinig, Miçkeğ, Hınzorte, Taruğ, Tatang köyleri Sason vadisinin solunda, Mereto dağının karşısındaki dağ sırtında sıra sıra dizilmiş ve tüm bereketini burada yaşayanlara sunmuş durumda.

 
Pısank köyleri - Surp Kevork Kilisesi

Bir taraftan rüzgâra direnirken diğer taraftan da daracık patikada arkadaşlarımızın yürüme çabası, en arkada Cumali’nin yürüyüş esnasındaki rahatlığıyla birleşince kahkahalarla gülmeye başlıyorum. Kimisi bu dağ başında ne işim var derken, kimisi de anın ve manzaranın tadını çıkarmaya çalışıyor. Dar patikada fırtınanın ve rüzgârın uğultusuna direnmeye çalışan arkadaşların çilesi geçmiş zamanlarda anlatılan “kırk keşiş efsanesini”  hatırlatıyor bana. Bir zamanlar Mereto dağının başındaki kilisede inzivaya çekilmiş kırk keşişten uzun bir süre haber alınamayınca, köylüler merak edip kiliseye gidiyor. Keşişlerin hepsinin öldüğünü görünce oldukça şaşırıyorlar; yanlarında bulunan bir kâğıda “biz ne açlıktan, ne de susuzluktan öldük, dağın sesi o kadar güçlüydü ki fazla dayanamadık” şeklinde bir not yazılıymış. Kulakları sağır edercesine esen rüzgârla birlikte patika boyunca bir aşağı bir yukarı zikzaklar çizerek manastıra doğru yol alırken Mereto’nun gazabına uğramamaya dikkat ediyoruz.  

 
Herkes yürüme telaşında rüzgara direnirken Cumali'nin eli ya arkasında ya da cebinde

Arada verdiğimiz küçük molalarla bir taraftan Sason vadisini, diğer taraftan da sırtları karlı Sason dağlarının eşsiz manzarasını seyre dalıyoruz. Yorucu bir yürüyüşten sonra yamaçlardaki patikanın son bulduğu kayalıklarının arasından manastırın bulunduğu düz bir tepeye ulaşıyoruz. Bir zamanlar yöre halkının Şahin Tepesi manastırı adını verdiği geniş düzlükten harabelere doğru ilerliyoruz.

Herkes ilgi alanına göre bir tarafa dağılıyor: Kimisi manastırın işlemelerini inceliyor, kimisi otların peşinde, kimisi de selfi çektiriyor. Ben de manastırın sütunlarına sırtımı bir taraftan dayarken, öbür taraftan muhteşem mimarisiyle yüzlerce yıldır insanlara direnmeye çalışırken her geçen sene daha bir harabeye dönen manastırın geçmişine yolculuk yapıyorum.

 
Dar patikalarda yürüyüş

Komk kilisesi veya Bedros Arakyal Manastırı

Halk arasında Komk kilisesi olarak bilinen manastırın 366 odalı olduğuna dair bilgi hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakta. Geleneğe göre Sason’un efendisi tarafından Havari Petros’un parmağına ev sahipliği yapması için tahminen 9.yüzyılda yapılmış, bu nedenle Saint Pierre; Ermeniler arasında da Havari Petros’un Ermenice ismi Bedros Arakyal olarak bilinir. Zengin bir kütüphanesi olan manastır aynı zamanda bölgenin en önemli eğitim kurumlarından biriydi. Manastırın yanında halkın günlük ibadetini gerçekleştirdiği Meryem Ana Şapeli’nin de bulunduğu anlatılır. 1915’te Sason Ermenilerinin sığındığı manastır, başrahibi Stepan Vardabet’in örgütlemesiyle kuşatmaya uzun bir süre dayanır. Fakat manastıra giden su kaynağı kesilince umutlar tükenir. Bu arada Sose adındaki bir kadının gizlice suyu açmasıyla bir ay daha kuşatmaya dayanır. Tüm umutlar tükenince sonunda çaresiz kalarak kuşatmayı yarıp kaçabilenler Andok dağına sığınır, geriye kalanlar ise kırıma uğrar.

 
Komk Manastırı

Bir dönemin tüm görkemini günümüze taşıyan manastırın avlu duvarlarının üzerinde kararan gökyüzünün altında, arkamıza Mereto dağını da alarak toplu fotoğraf çekiyoruz. Vaktin daralmasıyla birlikte hızlı adımlarla Sarting köyünün tepesinde bizi bekleyen araca doğru hızlı adımlarla inişe başlıyoruz. Bahar yağmurlarıyla coşkulu akan Sason çayının manzarasıyla alıç ağaçlarının arasında zikzaklarla inen patikada doğa ve tarihle iç içe geçen bu yolculuğumuz da son buluyor.

 

 
Sason vadisi ve iniş

Yüzlerdeki ilk şaşkınlık, minibüsteki koltuklarda koca bir mutluluğa bırakıyor kendini. Minibüs beton yığınları arasında kaybolurken, yüzlerde de bir hafta boyunca gülümsemenin garantisi kalıyor geriye…

 

Sasun.org

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Sason'un en önemli kültür varlığı hangisi?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    KİM KİMDİR? Tümü
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV