banner27
21 Temmuz 2017 Cuma

Avrupa ve ABD'nin Çilekleri Sason'dan

Talori’den Şeytan Köprüsüne

Yücebağ ve Talori arasında yapılan doğa yürüyüşünü Behcet Çiftçi'nin yazı ve fotoğraflarıyla aktarıyoruz.

19 Ekim 2016 Çarşamba 23:26
Talori’den Şeytan Köprüsüne


Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde develer tellal iken, pireler berber iken diye başlar her öykü…

Yazı ve Fotoğraflar: Behcet Çiftçi / www.sasun.org

Her gezinin de bir öyküsü var anlatılan, yazılan veya anılarda kalan. Öykü mü desem, masal mı desem, anılarda kalan mı desem, ne desem ki bilemiyorum. Şehirlerin beton yığınları arasında sıkışıp kalan, Prometheus’un zincirlerini kırmak için Kafdağı’na yolculuk yapan veya Gılgamış gibi doğada özünün peşinde koşan bir avuç insanın öyküsü belki de…

Yaşam suyla başladı der tarihçiler ve uygarlıklar su kenarlarında kuruldu. Sason’a da hayat veren Dicle’nin iki kolu Sason ve Kayzer çayları…. Şanidar’da ayaklanan insanın yaşamı öğrendiği Zağros dağlarının sırtlarından Hallan Çemi’yle uygarlığa uzanan coğrafya insanının izleri peşinde bir doğa yürüyüşü…

 

Bahar sıcağının kavurduğu Nisan ayının son gününde beton yığınlarından kurtulmanın umuduyla Sason’da özlemini duyduğumuz açık havada harika  bir kahvaltıyla başlıyoruz güne uyku mahmurluğunu üzerimizden yavaşça atarak…

Baharın tüm yeşil tonlarını taşıyan doğanın tadını çıkarırken serin esen rüzgarın ürpertisiyle yukarılara doğru zikzaklarla çıkılan yolda Yücebağ’ın zirvesinde Sason, Kulp ve Batman’ın eşsiz manzarasını seyre dalıyoruz.

 

Yücebağ veya yerel adıyla Cacas… Hıyan aşiretinden dolayı Sason ve Kulp arasındaki bölgeye zamanla Hian denilmiş. Osmanlının son dönemlerinde bir ara kaza merkezi haline gelmiş, günümüzde ise Sason’a bağlı belde konumunda. Fakat tarihi Hıyan bölgesi Kulp, Silvan ve Sason arasında bölünmüş durumda.

Hiyan aşireti bölgedeki en geniş Kürt aşiretlerinden biri. Şerfhan’ın bahsettiği Sason aşiretleri arasında yer almıyor. 16.yüzyıldan sonra Hakkari bölgesinden gelerek Kulp ve Sason arasındaki bölgeye yerleşmişler. Sözlü anlatılarda aşirettin Ğiyo (Giyaseddin) ve onun çocuklarından çoğaldığı söylenir.

 

Talori çayına doğru ilerlerken yamaçlardaki Hıyan köylerini tek tek geçiyoruz: Heşter, Keğani, Sinor, Hoper, Gıdorni, Ayndibe ve Koroğo… Yamaçlardaki düzlükler yüzyılların emeğiyle cennet bahçesi haline getirilmiş. Zirvelerden akan soğuk pınarların suladığı meyve ve sebzelerin tadı daha bir başka. Benim de en çok ilgimi dağların şatoları olan yörenin taş evleri çekiyor.

 

Keğani’de yol üzerinde bulunan çeşmenin başında kısa bir mola verdikten sonra minibüsteki sarsıntının etkisini unutmak için bir süre yürümeye karar veriyoruz. Sinor köyündeki taş evlerin mimarisi yöredeki bir çok yerleşimden daha farklı. Dağ köylerinde genellikle dağınık bir yerleşme söz konusu iken bu köydeki evler birbirine neredeyse bitişik durumda. Sinor köyünün yukarısında Ziyarete ba denilen bir yerin varlığından bahsedeliyor, ama bu ziyaretle ilgili çok sağlıklı bilgi edinemiyoruz. Yörede halen Rum oldukları söylenen ailelerin varlığı bizleri oldukça şaşırtıyor.

 

Bahar güneşiyle tere bulanan bedenlerimizin enerjisini Talori vadisine saklamak için tekrar minibüse biniyoruz. Gıdornı ile Ayndıbe arasında Kayzer çayının aktığı vadiyi izleyerek yürüyeceğimiz rotayı çiziyoruz. Ayndıbe’den yokuş aşağı inerken arkadaşlara Andok dağının yamacındaki kayalıkları hedef olarak gösteriyorum. Oradan da Şeytan köprüsüne yürüyeceğimizi söyleyince arkadaşlardan bazıları mırıldanmaya başlıyor çaresizce.

Tarihi Talvorig bölgesi… Veya Talori… Bölgenin tamamı daha önce merkezi Bozıkan’da bulunan Sason’a bağlı iken Osmanlıların son dönemlerindeki idari yapılanmayla Kulp’a bağlanmış. Andok ve Zovaser dağlarından akan derelerle oluşan Kayzer çayı, Sason ve Kulp sınırını birbirinden ayırıyor.

 

Talvorig bölgesi, ortaçağdan 1890’lara kadar bölgenin merkezi yerleşim yerlerinden biriydi. Ermenilerin en yoğun yaşadığı ve son dönemlere kadar Osmanlılara karşı özerkliğini koruyabilen nadir bölgelerin başında geliyordu. 1890 – 94 yılları arasında Hiyanlılar ve Bekiranlılar ile Talvorig Ermenileri arasında yayla anlaşmazlığıyla başlayan çatışmalar, dört yıl süren bir Ermeni isyanına dönüşür. Hınçak partisi köylüleri örgütleyerek ciddi bir direniş gösterir. En sonunda Hamidiye alayları ve Osmanlı ordusu devreye girerek isyanı bastırır. 1904 yılında da Antranik liderliğinde başlayan Talvorig Ermenilerinin isyanını Osmanlı ordusu bastırır. Fakat bu iki isyan sonrasında bölgedeki köyler büyük tahribatlara uğrar.  

  

Ayndıbe’den yokuş aşağı bazen çileli, bazen de eğlenceli bir yürüyüşle Koroğo köyüne iniyoruz. Köprü üzerinde kısa bir moladan sonra Kulp tarafına, Hertago köyüne geçiyoruz. Andok dağının yamacına kurulmuş köyler vadi boyunca uzanıyor: Hertago,  Tıvaling, Purg, Hekman… Daha önceden hedef olarak belirlediğimiz kayalıklara yürüyüşü iptal edip Şeytan köprüsüne doğru hızlı adımlarla devam ediyoruz. Sürekli esen rüzgardan dolayı bu kayalığa fırfır taşı deniliyor. Fırfır taşı, Şeytan köprüsü ve yöreye dair efsaneler ile mitler arasında gezinirken Müslüman bir genç ile Ermeni güzeli Leybun’un aşk öyküsünden sonra ziyarete dönüşen Leybun ziyaretinin hikayesini de öğreniyoruz.

  

Kayzer çayı boyunca Tıvalıng köyüne doğru ilerlerken kaşımıza çıkan buzağıyı seveyim derken kudurtan Dündar, gezinin unutulamayacak bir anının oluşmasına vesile oluyor. Kafileden korkan buzağı aramıza dalıp bir iki kişiyi devirdikten sonra kendisini de duvardan atarak kurtuluyor. Buzağının çarptığı iki kişi acılar içinde kıvranırken, birkaçı onları teselli ediyor, geriye kalanlar ise anın tadını çıkararak birbirlerine bakıp gülmekten kendini alamıyor.

 

Patika yoldan manzaraya karşı bir taraftan poz verirken bir taraftan da ilerlemeye devam ediyoruz. Kayzer çayının en dar yerinde iki kaya üzerine kurulu Şeytan köprüsüne varıyoruz. Sason ile Talvorig bölgesini birbirine bağlayan tarihi köprünün günümüzde pek bir gelip geçeni yok. Bir dönemler köprünün üstünden geçmeyenlerin Sasonlu kabul edilmediği görkemli yıllarını geride bırakmış durumda.  

 

Şeytan köprüsünde kayalıklardaki yeşillerin arasında dinlenme molası veriyoruz. Vadinin serin esintisiyle birlikte ağaçlarda kuş cıvıltılarına nazlı nazlı sallanarak eşlik ediyor. Böylece bir bahar neşesi kaplıyor  Andok dağı yamaçlarını. Andok dağı… Tarihi Sason bölgesinin üç yüksek dağından biri. 1915 olaylarında Sasonlu Ermenilerin son direniş noktası. Olaylarla birlikte buraya Sason, Kulp, Beşiri, Silvan ve Muş’tan sığınan Ermenilerin altmış bini geçtiği anlatılır. Direniş kırılınca bir kısmı kırıma uğrar, bir kısmı teslim olarak Der Zor’a tehcire tabi tutulur. Kurtulanların bir kısmı da Ermenistan’a kaçmayı başarır.

  

Kararmaya başlayan gökyüzüyle birlikte geri dönüşe hazırlanıyoruz. Kayzer çayı yolunu yürümeyi göze alan kafile Gıdorni’ye çıkan yolu nasıl tırmanacağının endişesi içinde yol alıyor. Sonunda Koroğo’da önümüze düşen çocukların rehberliğinde kestirme patikalarla yürüyüşümüzü tamamlıyoruz.

Anabasis’in muzafer kumandanı Kesenephon gibi herkesi sağsalim ulaştıran, yolun sonuna getirdiğine inanan çocuklar, ilkleri yaşamanın heycanıyla yokuş aşağı köylerine doğru koşuşturmaya başlıyor. Bizler ise kaç adım, kaç km yürüdüğümüzün hesebını yapıyoruz.

 

Ve artık dönme vakti yaklaşıyor. Minibüste çalınan şarkıyla birlikte doğa ile tarih arasında yaptığımız gezinti sonrasında mavi ve yeşilin, samimiyetin, zorluğun, acının ve erişilmeze ulaşmanın verdiği karmaşayla gürültünün hâkim olduğu asfaltlı yolla şehre geri dönüyoruz bohçamıza umutlarımızı ve çelişkilerimizi alarak…

 

 

Sasun.org

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Sason'un en önemli kültür varlığı hangisi?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    KİM KİMDİR? Tümü
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV