banner27
21 Temmuz 2017 Cuma

Avrupa ve ABD'nin Çilekleri Sason'dan

SASON’UN DAĞ ŞATOLARI: TAŞ EVLER

Behcet Çiftçi'nin Sason evleri üzerine yazdığı yazı...

06 Nisan 2016 Çarşamba 09:03
SASON’UN DAĞ ŞATOLARI: TAŞ EVLER

 Doğanın acımasız koşulları karşısında insanın ilk evleri mağaralar oldu binlerce yıl önce. Fakat doğa kötü bir mimardı. Ev, insanın kişisel yaşamının ötesinde hayatta kalmanın ve sağlıklı yaşamanın en büyük gerekliliğiydi.  İşte tam da bu yüzden insan, doğanın yaratmış olduğu mağaraya bir çeki düzen ve­riyor, kendi gücüyle bunu insan evine çeviriyordu.

YAZI VE FOTOĞRAFLAR: BEHCET ÇİFTÇİ

Mağara girişlerini vahşi hayvanlardan korumak için taş ve çitlerle korumaya alarak zorlu yaşamına devam etti. Av hayvanlarının peşinden sürekli göç etmek zorunda kalan insanın toplumsal yaşamı da zamanla değişti. Buzulların çekilmesi ve havaların ısınmasıyla mağaraları terk ederek yerleşik hayata geçti.

 

Yerleşik hayatta ilk olarak geçmeyi başaran Sason halkı, doğa koşulları ile vermiş olduğu mücadeleden galip çıktı. Sason çayı kenarında, Hallan Çemi’de etrafını taşlarla çevirerek yaptığı ilk yuvarlak evlerin yerini daha sonra iki katlı taş evler aldı. Yöredeki bütün kır yerleşimlerinde genel özellikleri birbirine benzeyen bu taş evlere Sason’un her yerinde rastlamak mümkün.

 

“Yağma tehlikesinin olduğu güneyde, özellikle Sason’da, çeşitli biçimlerde inşa edilmiş iki katlı khoşkhlar yaygındı. Bu evler küçük birer kaleye benzerdi. Alt katta pencereler, üst katta ise tüfek namlularının yerleştirilebileceği küçük delikler bulunurdu. Güneyin iklimi daha yumuşak olduğundan, bu evlerde merkezi bir yertik değil, duvarın içine yerleştirilmiş bir şömine ve baca bulunurdu.”

(1914 Öncesi Ermeni Köy Hayatı - Mary K. Matosssian – Susie H. Vılla)

Eski Sason evleri genellikle taş ve topraktan yapılırdı. Kalın taş duvarlar çamurla sıvanır ve beyaz kireç ile boyanırdı. Bu taş duvarlar sayesinde evler yazları serin, kışları da sıcak olurdu. Evlerin damları sıra sıra kavak ağaçlarından kütüklerinin üstüne, kalın meşe ağaçlarının dalları veya çalı çırpı gibi malzemelerin üzerine geçirimsiz topraktan yapılırdı. Bu toprak yağmur suyunu emip içinde tutar ve sızıntıyı önlerdi. Ayrıca yağışın çok olduğu dönemlerde damda “loğ” adı verilen taş veya ağaç kütüğünden silindir bulundurulur, gevşeyen toprak loğ ile bastırılarak toprak damın içindeki birikmiş su dışarı çıkarılırdı. Köylerde bu tür evlerin çatısına tahtadan merdivenle çıkılırdı.


 

 Köy evlerinin girişi tahta kapılardan ibaretti. Kapılar gün boyunca misafirleri ağırlayacak şekilde sürekli açık kalırdı. Tahta kapılar, içeriye hayvanların girişini önlemeye yönelikti. Aynı şekilde bir koridor boyunca uzanan holde sıra sıra kapılar, evin odalarına açılırdı. Evlerin zeminleri de sıkıştırılmış topraktan olurdu. Taş duvarların arasında demir kafeslerle korunan pencereler evin içini aydınlatmak için yeterliydi. Geceleri odaları aydınlatmak için bazı köylüler duvarlardaki oyuklar veya duvara asılan gaz lambaları kullanırken, bazıları da arı kovanlarından aldıkları balmumunu kullanırdı.

 

Sasonlu aileler, kış mevsiminde hayvanlarını barındırmak için evin en alt katındaki veya evin bitişiğindeki ahırdan faydalanırdı. Bu sayede hem hayvanlarını soğuklardan korumuş oluyorlardı, hem de kış dönemlerinde doğal yollardan hayvanların ısısından faydalanarak evin ısınmasını sağlıyorlardı. İnekler ve atlar ahırda tutuluyordu. Evin biraz ilerisinde veya yakınında koyunlar için ağıllar vardı. Havaların ısınmasıyla birlikte hayvanlar otlatılmaya götürülürdü. Ayrıca ahırın veya duvarın dip köşelerinde de tavuk kümesleri yer alırdı.

 

Sason evlerinin en önemli bölümlerinden biri “tenur-tonir” denilen tandırlardı. Silindir şeklinde yuvarlak küpten ibaret olan Sason yöresindeki tandırlar, diğer dağlık bölgelerdeki gibi yerin altında değil, üstündeydi. Toprak zeminin üzerine kurulan tandırlar, ev işlerinin de merkezinde yer alırdı. Genellikle evin hemen giriş kapısının kenarında yer alırdı. Tandırın hemen yanında yemek yapımı için kurulmuş olan “Tıvıg” yer alırdı. Tandır ve tıvıg, günlük yemek yapım işlerinin iki ana unsuruydu.

  

Köylerde yakacak olarak odun, çalı ve çırpı kullanılırdı. Kışları evin ısınmasını sağlamak için odalara kurulan soba sayesinde ısınma sorunu giderilirdi. Evde soba yandığı süre boyunca hem evin sıcak su ihtiyacı karşılanır ve hem de gün boyunca sobanın üstünde sıcak yemek pişerdi.

Evin su ihtiyacı, çeşme veya derelerden karşılanırdı. Eve testi veya alüminyum kaplarla su taşınırdı. Yazın dere ve çeşme başında banyo yapılır, çamaşırlar yıkanırdı. Kışın ise banyo ve çamaşır için kısmen daha sıcak olan ahır veya tandır kenarları kullanılırdı.

 

 

 

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Sason'un en önemli kültür varlığı hangisi?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    KİM KİMDİR? Tümü
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV