banner27
21 Temmuz 2017 Cuma

Avrupa ve ABD'nin Çilekleri Sason'dan

Sason'daki Tarihi Yapılar

Sason'daki tarihi yapıların varlığından haberimiz yoktur çoğunlukla... Sadece bilinen bir kaç tanesi dışında. Oysa kadim tarihi ile unutulan Sason, harabe ve yıkıntılar bakımından oldukça zengin bir bölgedir. Günümüzde kaleler taş yığını, kiliseler hayvan barınağı ve dereler üzerinde bulunan kemerli köprüler yerini asma köprülere bırakmıştır. İnsanlığın bu ortak mirasına hepimizin sahip çıkması gerekir. Bu çalışmada bu tarihi yapıların bir kısmını yayınlıyoruz. Behcet ÇİFTÇİ

08 Haziran 2013 Cumartesi 00:45
Sason'daki Tarihi Yapılar
 Sason Kalesi

Sason Kalesi, halk arasında Bozıka diye tabiren edilen Kaleyolu Köyü’nün yanı başındaki yüksek bir kayalığın tepesinde kurulmuştur. Bozıkan kalesi olarak da bilinir. Tahminen Sasana Berd (Sasan Kalesi) anlamına gelmektedir. Bozıkan Kalesi, tarihi kaynaklarda Sasuni Berd, Davtaberd, Davti Berd, Sanasana, Sanasın, Sanasank, Sasan, Sasuntsi Davti Berd, Kağkik isimleri ile de geçmektedir.

Sasunlu Tavit Efsanesi`ne  göre kaleyi ve kenti Araplar zamanında o zamanki kralın izniyle Sanasar ve Bağdasar adında iki kardeş inşa etmiştir. Kaleye adını ak sakallı bir dede koymuş; dede kalenin yüksek duvarlarını görünce şaşırmış ve buraya sütun anlamına gelen Sasun adını vermiştir.

Bozıkan Kalesi, Zovasar Dağı’nın güney kısmında, Kapas ve Kus nehirlerinin karıştığı bölgede meydana gelen üçgen alandaki yüksek bir kayalığın tepesinde kurulmuştur. Kalenin surlarının uzunluğu 3000,  genişliği 100 adım olup kırmızı büyük taşların kireç kaymağıyla birleştirilmesiyle inşa edilmiştir. Yüksekliği 20–25 metre olan surlar, kalenin üst kısmını üçgen şeklinde kuşatmaktaydı. Surların üst kısmı dışardan kemerli olmuştur. Kale içinde bulunan tabii mağaralar depo ve ahır olarak kullanılmıştır. Aşağıya doğru inen taş kaplı yolun izleri 1915’e kadar belirgindi. İçme suyu, Zovasar Dağı’nın pınarlarından toprak künklerle getirilmiştir. Sason Bölgesinin  en önemli ve en tanınmış kalelerindendir. Çevredeki halk yabancı istilacılara karşı sıklıkla buraya sığınıp savunma mücadelesi vermiştir.

 Kesin olarak ne zaman yapıldığı bilinememektedir. Hurrilerin bu coğrafyaya hakim olduğu bilinmektedir. Hurriler kendi aralarında Hurri ve Mitani olmak üzere iki ayrı konfederasyona ayrılır. Zamanla Mitani Krallığı güçlenmiş, Hurri Krallığı ise zayıflayarak tarihten silinmiştir. Mitanilerden sonra bölgeye Asurlular ve Urartular egemen olmuşlardır . Asur kralı III.Tiglath-Pileser, M.Ö. 736’da doğuya yönelerek Sason bölgesindeki Ulluba ülkesini hükmü altına aldı. III.Tiglath-Pileser’ın yazıtlarında belirtilen Sassu Kalesi, büyük ihtimalle Sason Kalesi’dir.

Sasun 885 yılında, Taron Beyliği bünyesinde, Bagratuni Krallığı’na dâhil edilmiştir.  Kale surları üzerinde Helenistik, Roma  ve Bizans izlerine de rastlanılmaktadır. Bazı kaynaklarda ise IV.yüzyılın başından itibaren Erzen bölgesinin paylaşımı konusunda Perslerle Bizanslılar arasında başlayan savaşlar, yüzyılın sonuna kadar devam etmiştir. Bu dönemde Bizanslılar, savunma amaçlı olarak karşı taarruzların bertaraf edilmesi için Sason, Kozluk ve Bitlis üçgeninde çok sayıda savunma amaçlı kaleler kurmuştur. Sason ilçesinin 25 km. kuzeyinde bulunan Bozıkan kalesi de bunlardan bir tanesidir. Bizans döneminde Bozıkan kalesi,  diğer kaleler (Pertukan Kalesi, Beksi Kalesi, Rabat Kalesi, Kandil Kalesi ve Hazzo Kalesi)  gibi doğudan batıya ulaşımı sağlayan ipek yolunun bu bölgedeki kontrolünü sağlayan bir görev üstlendiği söylenmektedir.

           

Beksê Kalesi

Beksê Kalesi, Sason’un batısında bulunan Şahinli Köyü’nde bulunan hakim bir tepenin üzerinde bulunmaktadır. Şahinli Köyü, bugün bile zengin su kaynakları, verimli tarım arazisi ve güzel bağ ve bahçeleri ile önemli bir köy yerleşimidir.

Beksê Kalesi, köyün kuzeyinde bulunan kayalık bir tepenin üzerine kurulmuştur. Halen duvar kalıntıları bulunmaktadır. Aynı zamanda Şahinli Köyü’nden kaleye doğru çıkan merdivenli bir yolda mevcuttur. Bu kalenin vadiye hakim bir dağın yamacında, kuvvetli bir savunma taktiği ön planda tutularak inşa edilmiş olması, hiçbir devirde ele geçirilmediğini göstermektedir. Çünkü ele geçirilmesi çok zor olan bir coğrafi yapıya sahiptir.

Kalenin yapım tarihçesi ile ilgili henüz bir araştırma yapılmadığı için kesin olarak ne zaman yapıldığı ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.  Tarihi Sasun bölgesi, ilkçağda Asurlular ile Urartular ve Persler ile Romalılar, Ortaçağda Sasaniler ile Bizanslılar ve İslam orduları ile Ermeniler arasında uç sınır olarak bir çatışma bölgesidir.

4.yüzyılın başından itibaren Erzen bölgesinin paylaşımı konusunda Persler ile Bizanslılar arasında savaşlar başlar. Bu dönemde Bizanslılar, savunma amaçlı olarak karşı taarruzların bertaraf edilmesi için Sason, Kozluk ve Bitlis üçgeninde çok sayıda savunma amaçlı kaleler kurmuştur. Bu nedenle Beksê Kalesi, muhtemelen Bizanslılar tarafından yapılmıştır.

 

Pirtukân Kalesi

Pirtukân Kalesi, Sason’un  güneyinde bulunan Tekevler Köyü’ne yakın  Helkız Dağı’nın yamaçlarında bulunmaktadır. Günümüzde oldukça harap bir durumdadır. Eskiden kale olduğunu gösteren yıkıntılar ve duvarlar mevcuttur.

4.yüzyılın başından itibaren Erzen bölgesinin paylaşımı konusunda Persler ile Bizanslılar arasında başlayan savaşlar, yüzyılın sonuna kadar devam etmiştir. Bu dönemde Bizanslılar, savunma amaçlı olarak karşı taarruzların bertaraf edilmesi için Sason, Kozluk ve Bitlis üçgeninde çok sayıda savunma amaçlı kaleler kurmuştur. Sason ilçesinin 4 km güneyinde bulunan Pirtukân kalesi de bunlardan bir tanesidir. Bizans döneminde Pirtukân kalesinin  diğer kaleler (Bozıka Kalesi, Beksi Kalesi, Rabat Kalesi, Kandil Kalesi ve Hazzo Kalesi) gibi doğudan batıya ulaşımı sağlayan ipek yolunun bu bölgedeki kontrolünü sağlayan bir görev üstlendiği göstermektedir.

 Ulaşımı kolay olduğu için çatışmalarda birçok kez el değiştirdiği anlaşılmaktadır. Kale duvarlarındaki yer yer çökme ve açılan büyük gedikler, kalenin savaşlarda odak noktası olduğunu göstermektedir. Yakın zamanlarda köylülerin tarih öncesi döneme ait olabileceği belirtilen el baltalarına da rastladığı söylenmektedir.

 

Komk Manastırı

Sason’daki en önemli yapı,  Meşeli Köyü’nün Turnalı (Komk) mezrası yakınlarındaki Komk Manastırı’dır.  Havari Petros Kilisesi olarak tescillenmiştir. Ermeniler arasında Bedros Arakyal  Manastırı olarak da bilinir. 

Komk Manastırı,  Sason ilçesine yaklaşık bir saat uzaklıkta bulunmaktadır.  Turnalı mezrasına kadar giden bir yol mevcuttur. Manastıra, Gürgenli köyünün Topluca (Vartenag) Mezrasından da ulaşılabilir. Fakat iki yönden de yaklaşık bir saat yürümek gerekir.

Mereto Dağı’nın karşısında, Sason Çayı’nın aktığı derin vadinin batısında, yaklaşık 1700 metre yükseklikte bulunan manastırın mimari yapısı, bütün tahribatlara rağmen tüm görkemi ile ziyaretçilerinin dikkatini çekmektedir.  Manastırın büyük bir kısmı yıkılmış durumdadır. Yıkılmayan yapılardan biri başpapaza ait olduğu belirtilen Kast’ın yeri, avlu kısmında yer alır. Başpapazın makamında, başpapazın oturduğu makam üst katta, alt katta da onun hizmetçilerinin oturduğu yer bulunur. Manastırda yıkılmayan ve bütünlüğünü koruyan tek yer, konferans salonu olarak kullanılan iki odalı bölümdür. İki katlı olan konferans salonu, manastırın arka tarafında yer almaktadır.  Alt katı yıkıntılardan dolayı toprakla kapanmıştır.

Manastır, bölge halkı arasında Komk Kilisesi olarak bilinir. Ortaçağda Sason bölgesinin dini (piskoposluk) merkezi durumunda idi.  Tam olarak ne zaman yapıldığı ile ilgili net bilgiler olmamasına karşın, tahminen 1300 yıllarda yapıldığı ve 800 yıllık bir geçmişinin olduğu sanılmaktadır. Rumların yaşadığı dönemlerde, konferans salonunda  tiyatro ve benzeri sosyal faaliyetlerin yanı sıra Diyarbakır, Mardin, Kaleyolu ve bölgedeki Rumların toplantıları da bu salonda yapılmaktaydı.  Burada onaylanan kararlar, postacılar aracılığıyla Diyarbakır ve Mardin’e gönderiliyordu. Halk arasında manastırın 366 odası olduğu inancı vardır. Fakat bu gerçeği yansıtmamaktadır.

 Manastırın yapımında kullanılan harç, çimento olmadığı için süt ve toprak karıştırılarak elde edilmiş. Taşları ise, Suriye Halep’ten kervanla getirilmiştir.  Bugün manastırın içinden  bakıldığında  halen Halep taşlarına ve sütten yapıldığı belirtilen harca rastlamak mümkün…

 

Mereto Kilisesi

Mereto Dağı, Batman’ın Sason ilçesinde 2973 metre yüksekliğinde bölgenin en yüksek dağıdır.  Sason çevresinde kutsal bir dağ olarak kabul edilmektedir. Mereto Dağı’nın zirvesinde Maruta Parstır Asdvdzazin adlı bir Ermeni Kilisesi bulunmaktadır.  Halk arasında Mereto Kilisesi olarak bilinmektedir.

 Sasunlu Tavit Efsanesi`nde Mereto Kilisesi’nin  Mıher tarafından inşa ettirildiği ve Mıher`in manastırın  adını Maruta Parstır (yüksek, ulu) Asdvadzadzin (Meryem Ana`nın adlardan biri) koyduğu anlatılmaktadır.  Mıher`in ölümünden sonra Arapların (efsanede Mısır Kralı şeklinde geçmektedir) yıktığı manastırı Mıher`in oğlu Tavit bir günde yeniden inşa ettirmiştir. Başka bir inanışa göre ise Mereto Kilisesi’ni Sanasar ve Bağdasar adında iki kardeş inşa etmiştir.

Mereto Dağı’nın zirvesinde bulunan kiliseye gidebilmek için  araçla gidilebilen son nokta Kayadibi Köyü’dür (Purşeng). Buradan  itibaren  2-3 saat süren zorlu bir tırmanış ile ancak zirveye çıkılabilir. Dağın zirvesinden Bitlis, Muş, Siirt, Diyarbakır  ve Sason çevresi rahatlıkla görülebilmektedir. Mereto adının Aramice`de “dünyamın sahibi”  anlamına gelen Maruta`dan kaynaklandığı  kabul edilmektedir. “Marattu” sözcüğü yemin yerine de geçmektedir.  Ermeniler tarafından Marattu , Müslümanlar  tarafından Mereto olarak olarak telaffuz edilen Mereto Dağı’nın adı Aydınlık Dağı olarak değiştirildi. Buna rağmen bölge halkı Mereto adını kullanmaya devam etmektedir.

Mereto Kilisesi, Ermeniler ve Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilerek ziyaret edilmektedir. Eskiden Sason Ermenileri, Vartavar Bayramı’nda kafileler halinde Mereto Dağı’na gelerek üç gün süren kutlamalar yapmaktaydı. Sason’un  Erdemli Mahallesi’nde (Şeyhan Köyü ) bulunan Şeyh Nasreddin türbesinde yapılan kutlamalara ilçe halkının büyük bölümü katılmaktaydı. Temmuz ayının son Perşembe günü Şeyhan`da buluşan Sasonlular, Cuma günü de Mereto Dağı’na çıkarak kutlamalar yapar, adak kurbanlarını keser, yemeklerini pişirir; halaylar çeker ve  türküler söylerlerdi. Geçmişte Mereto`daki kutlamalar, Cuma gününden Pazar gününe kadar  sürmekteydi. Ermeniler yöreyi terk ettikten sonra Müslümanlar, Mereto`daki kutlamaları bir süre sürdürmüştür. Fakat sonraki dönemlerde güvenlik nedeniyle terk edilmiştir. Bu gelenek günümüzde tekrar sürdürülmeye çalışılmaktadır. Sason bölgesindeki Ermeniler ve Müslümanlar ile Dünyanın ve Türkiye’nin değişik bölgelerinden gelen Ermeniler, Mereto  Dağı’nın zirvesine çıkarak Vartavar Bayramını kutlamaktadır.

Surp Kevork Kilisesi

Surp Kevork Kilisesi, Sarıyayla Köyü’ne bağlı Elagöz Mezrası’nda bulunan Ermenilerden kalma bir kilisedir.

Mereto Dağı’ndan akan bir derenin vadisinde kurulmuş olan köy, halk arasında “Rişnik” olarak bilinmektedir. Sason ile Muş arasında dağlarla çevrili korunaklı bir bölgede bulunduğu için çok eski dönemlerden beri küçük bir köy yerleşimi olarak günümüze kadar gelmiştir.

Rişnik Köyü’nde iki ayrı harabe kilise kalıntısı bulunmaktadır. Küçük bir kilise görünümünü veren harabeler, köyün kuzey yamacında bulunmaktadır. Kalıntılardan biri “Surp Kevork Kilisesi”  ismi ile tescil edilmiştir. Diğer kalıntı da köylüler arasında halen “Rum Kilisesi” olarak bilinmektedir. 

Kiliselerin bulunduğu alandaki kayalıkların üzerinde günümüze kadar ulaşan haç işaretleri bulunmaktadır.  Fakat Sason’un her bölgesinde olduğu gibi burada da define avcıları, hem kiliseye hem de mezarlığa büyük zararlar vermiştir.

 

Miting Kilisesi

Sason İlçesi Gürgenli Köyü Topluca Mezrası’nda bulunan bir  kilisedir.  Bu kilise günümüzde ahır ve samanlık olarak kullanılmaktadır.

Sason kent merkezinin kuzeybatısında bulunan Topluca Mezrası, halk arasında “Miting” olarak bilinir. Dağlar arasındaki bir vadide bulunan küçük bir köy yerleşimidir.

Köy sakinlerinin verdikleri bilgilere göre kilisenin 1000-1500 yıllık olduğunu tahmin edilmektedir. Uzun yıllar kilisenin ahır ve samanlık olarak kullanılması büyük bir tahribata yol açmıştır. 

Hazırlaya: Behcet Çiftçi

Sasun.org

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Sason'un en önemli kültür varlığı hangisi?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    KİM KİMDİR? Tümü
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV