banner27
23 Temmuz 2017 Pazar

Avrupa ve ABD'nin Çilekleri Sason'dan

1915 Öncesi Sasun Ermenileri

1915 öncesiSasun Ermenileri ile ilgili Behcet Çiftçi'den geniş bir araştırma yazısı... Bu çalışmada Tarihi Sasun bölgesi sınırları içinde bulunan Hazzo/Kabılcos, Psank, Sasun/Bun Sasun, Khiank/Hiyan, Talvorig, Kulp, Huyt/Brnaşen, Şatakh, Motkan/Mutki ve Kharzan/Garzan Ermenileri hakkında çalışma mevcuttur.

26 Haziran 2015 Cuma 22:33
1915 Öncesi Sasun Ermenileri

“Sasunlular, aileler halinde ayrı evlerde otururlar, bu evler birbirinden o denli uzaktır ki, en güçlü kuvvetli adamlardan biri en yüksek yere çıkıp var gücüyle haykırsa, sesini duyan biri güçlükle çıkar… Beslenmek için ekecekleri tohum pek azdır, bunların başında darı gelir. Darıdan yaptıkları yiyeceğe kıtlık günlerinde  “ekmek” diyenler vardır. Sık ağaçlı yerlerde ekim yapar, toprağı çapalayarak kazar ve ayaklarıyla sulama kanalları açarlar. Çıplaklıklarını yün yapağılarla örter ve keçi derisinden yaptıkları çizmeler giyerler. Silah olarak mızrak yapar ve dağlarda gezen vahşi hayvanlardan korunmak için yanlarından ayırmazlar. Ama toprakları düşman saldırısına uğradığında, bu dağlılar, tek vücut olup, prenslerinin yardımına koşarlar, zira prenslerine son derece sadıktırlar…" Tarihçi Tovma Ardzıruni

Sasun, Mezopotamya ovasının kuzeyinde tipik bir dağ ülkesidir. Bu dağlar arasındaki derin vadilerde yaşayan halklar dağ sıralarını kendilerine sığınak haline getirmiştir. Dereler tarafından yarılmış derin vadilerde ve dağların yamaçlarındaki dar düzlüklerde yaşamını devam ettiren en eski Sasun halklarından biri de Ermenilerdir.

Sasun, 1915 yılı öncesinde Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı bir bölge konumundaydı. Aynı zamanda Ermenilerin ünlü milli destanlarından Sasunitsi Tavit’in temellerinin atıldığı yerdir. Ermeni patriğinin 1913-1915 yılları arasında yaptığı sayımda Sasun’da 156 köy, 127 kilise, 6 manastır, 15 okul ve 2.812 hane olmak üzere toplamda 24.233 Ermeni nüfusu vardı.

BEHCET ÇİFTÇİ/www.sasun.org

 Sasun bölgesinin başlıca kutsal yerleri Surp Petros Manastırı (Halk arasında Komk olarak bilinir), Surp Astvadzadzin Manastırı (Maruta Meryem Ana Kilisesi), Karasun Mankunk ( Kırk Çocuk Kilisesi – mağara kilisesi şeklindedir), Surp Ağberik (Vandir), Surp Teodoros, Surp Hovhannes, Surp Sarkis, Surp Kevork, Surp Khaç (Haç), Surp Varvar ve Surp Jretsvank kiliseleridir.


                                   Sasunlu Ermeni Dağlılar
 Zengin yer altı ve yerüstü kaynaklarına sahip bölge önemli demir, bakır ve tuz ocaklarına da sahiptir. Dağlar ve vadiler sık meşe ve ceviz ormanlarıyla kaplıydı. Halk genellikle tarım (buğday, darı, arpa ve yulaf), bağcılık ve meyvecilik (nar, üzüm ve elma vs.), hayvancılık, arıcılık ve zanaatçılıkla uğraşmaktaydı.

Sasun bölgesinin büyük bir kısmı dağlıktır. Bölgenin en yüksek dağları Maratuk (Marutasar), Andok (Andoksar), Kepin  (Surp Hagop), Dzovasar, Simsar (Kurik) dağlarıdır. Sasun dağlarından doğan Kağirt ( Batman çayı), Khulp (Kulp), Talvoriki Cur (Kayzer), Sasnacur (Sason çayı) ve Kharzan (Garzan) nehirleri Tigris’e (Dicle) dökülür. 

Ortaçağ’da Sasun ve çevresi önem kazanmış ve bölge Sasun (Sanasunk) olarak isimlendirilmiştir. Bu dönemde Sasun’a bağlı on şehir vardır: 

(Bunun için bakınız: Tarihi Sason Coğrafyası ve İdari Yapısı)        

1-Bun Sasun – Sasun Merkez (Batman-Sason sınırları içerisinde)

2-Hazzo – Khabılcos (Batman-Sason sınırları içerisinde)

3-Psank (Batman-Sason sınırları içerisinde)

4-Khiank – Hiank (Bir kısmı Batman-Sason, bir kısmı Diyarbakır-Kulp sınırları içerisinde)

5-Kharzan – Garzan (Batman-Kozluk içerisinde)

6-Talvorik  (Bir kısmı Batman-Sason, bir kısmı Diyarbakır-Kulp sınırları içerisinde)

7-Khulp – Hulb  (Diyarbakır-Kulp sınırları içerisinde)

8-Motkan  (Bitlis-Mutki sınırları içerisinde)

9-KhuYt – Brnaşen (Bir kısmı Bitlis-Mutki, bir kısmı Muş sınırları içerisinde)

10-Şatakh – Şatah (Muş sınırları içerisinde)
                                                      TARİHİ SASUN COĞRAFYASI HARİTASI

KISA SASUN ERMENİLERİ TARİHİ

Sasun bölgesi tarihin ilk dönemlerinden beri insanların yaşam alanıdır. Bunun en belirgin kanıtı günümüzden 13.000 yıl öncesine dayanan ilk köy yerleşimi olan Hallan Çemi’nin Sason çayı kenarında kurulmuş olmasıdır.

Sasun bölgesinden bahseden ilk yazılı kaynaklar Asur çivi yazılı tabletleridir. Bu dönemlerde Nairi konfederasyonuna bağlı aşiretler arasında bir birliğin ortaya çıktığı görülmektedir. Bu aşiretlerin arasında Ermeni aşiretleri de yer almaktadır. Asurluların kuzeye yaptıkları yağmacı saldırılara karşı bölgede yaşayan aşiretler birlikte mücadele etmişlerdir.

Nairi konfederasyonu dağılınca aşiretler Urartulara dahil olmuşlardır. M.Ö.9 ve M.Ö.6 yüzyılları arasında Sasun bölgesi, Asurlular ile Urartuların çatışmalarının yaşandığı en sınır bölgeydi.

Urartuların yıkılmasından sonra Sasun bölgesi Yervanduni (M.Ö.6-3.yüzyıllar), Artaşesyan (M.Ö.2-1.yüzyıllar), Arşukani (1-4.yüzyıllar) Ermeni hanedanlıkları tarafından yönetildi. Bu dönemlerde Sasun bölgesi Roma-Part ve Bizans-Sasani arasında uç bölge konumunda sınır çatışmalarıyla büyük zararlar gördü. Ayrıca Sasunlular, 510 yılında Hunları da Mjej Gınuni önderliğinde yenmiştir.

Sasun, 885 yılında Taron Beyliği bünyesinde Bagratuni Ermeni Krallığına (9-11.yüzyıllar) dahil edilmiştir. Bu dönemlerde Arap saldırılarına karşı önce Mamikonyanlar, sonra da Mamikonyan sülalesinin devamı olan Tornikyanlar mücadele etmiştir. Bu dönemlerde Sasunlular ile Araplar arasında çetin savaşlar oldu.

10.yüzyılda Sasun’a ilk yerleşen Müslümanlar Basra’dan gelen seyitler oldu. Bagratuni prensi Davit (yerel halk Tavit olarak belirtir), Sasun’da kendilerine birkaç köy vererek yerleşmelerine izin verir. (Bunun için bakınız: Seyitlerin Sason’a Gelişi)

Sasun’a 1056 yılında saldıran Selçuklular çok ağır bir yenilgiye uğradı. Moğol ve Timur saldırılarına karşın Sasunlular, yarı özerk durumunu 16. yüzyıla kadar devam ettirebilmiştir.


Sason'a açılan Andok Dağı

Çaldıran Savaşı sonrasında (1514) Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin yönetimi Osmanlılara geçti. Bu dönemde Kürt beylerinin nüfuzları oldukça arttı. Sasun’da da merkezi önce Bozıkan, sonra da Hazzo olan Sason beyliği kuruldu. Ermeniler kimi yerlerde kendi başlarına, kimi yerlerde de Kürtlerle birlikte 19.yüzyılın sonlarına kadar yarı özerk bağımsızlıklarını devam ettirdiler. (Bunun için bakınız: Sason Beyliği)

Sasun, 19.yüzyıllın sonlarında Ermeni Bağımsızlık hareketlerinin merkezi oldu. 1890’da düzensiz toplanan vergiler Ermeni ve Kürtleri karşı karşıya getirmişti. Tanzimat fermanıyla yapılan düzenlemeler uygulanmadığı gibi Kürt aşiret reisleri “Hefir” adı verilen bağlılık vergisini toplamaya devam etti. Ermeni ve Kürtlerin çatışmasını kendi lehine çevirmek isteyen II.Abdülhamit, Hamidiye alaylarını devreye sokarak çatışmaları daha da alevlendirdi. Bunun üzerine Hınçak partisi köylüleri örgütlemeye başladı. Bunu bir isyan olarak değerlendiren Osmanlı Devleti 1894 yılında  Müşir Zeki Paşa komutasında büyük bir orduyla isyanı bastırdı. Bu isyan sonrasında Hoyt, Talori ve Andok dağı çevresinde yaşayan Ermeniler büyük kayıplar yaşadı. Köyleri yakıldı, yıkıldı. Bu bastırma harekatı sonrası 15.000 Ermenin hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir.

  

                                                       Sason Dağları

I.Sasun isyanının bastırılmasından sonra Osmanlı hükümeti Sasun’un idaresini yeniden düzenlemek ve Talori ile Şenik tepelerine askeri kışla yapmak isteyince Ermeniler karşı çıktı. Sasun ve Muş bölgesindeki kırsal kesimde kitle desteğini kazanan Ermeniler, Antranik’in liderliğinde direnişe başladı. 1904 yılında Osmanlı yönetimi isyanı bastırmak için harekete geçti. Uzun ve şiddetli çarpışmalar neticesinde isyan bastırıldı.

1915 öncesinde Sasun’da 1894 ve 1904 yıllarında Ermeniler, iki büyük askeri harekata maruz kalmış. Bunun sonucunda da özellikle Hoyt, Talvorig ve Andok dağı çevresinde yoğunlaşmış Ermeni köyleri büyük yıkımlar yaşamıştır.

1-HAZZO - KABILCOS KAZASI

Hazzo, Hezu, Khızu:  Osmanlı devletinde Bitlis Vilayeti’ndeki, Muş Sancağı’na bağlı Sasun (Sason) Kazası’nın merkezi olan ve  Kharzan (Garzan) Nehri’nin sağ kıyısındaki verimli platoda bulunan şehirdir. 16. yüzyıldan 19. Yüzyılın ortalarına kadar önceleri Sasun Kürt Beyliği sonraları da Hazzo olarak anılan yarı-özerk yönetimin merkezi olmuştur.

Ğ.İnciciyan’ın belirttiğine göre 19. yüzyıl başlarında Hazzo’da 500 hane (toplam nüfusun yarısı) Ermeni yaşamaktaydı. 1879’da 2400, 1914’te ise yaklaşık 3000 Ermeni vardı.

Hazzo adı Kozluk olarak değiştirilmiştir.

Kabılcos, Khabılcos, Kabılcewz: Muş sancağına bağlı Hazzo kazasına bağlı olan ve Sasnacur (Sason çayı) kenarında kurulu bulunan yerleşim yeridir. Genellikle Hazzo ve Kabılcos birlikte anılmaktadır.

Küçük bir yerleşim yeri iken 19.yüzyılın sonlarındaki Ermeni isyanlarından sonra Sasun’un kaza merkezi Bozıkan’dan Kabılcos’a taşınmıştır. 1900’lerden sonra Sasun kazasının merkezi haline gelmiştir. Kabilcos adı ilçe merkezi olduktan sonra Sason olarak değişmiştir.  Maruta Dağının (Mereto) zirvesinde Meryem Ana Kilisesi bölgenin en önemli ibadet merkezlerinden biridir.

Bölgenin Ermenileri zanaat, ticaret, tarım, bağcılık ve şarapçılıkla uğraşmaktaydı. Hazzo’nun çevresinde çok sayıda tuz madenleri vardı.

Hazzo’nun Ermeni sakinlerinin büyük bir kısmı 1915 olayları esnasında yok edilmişler, kurtulabilenlerin çoğu Doğu Ermenistan’a sığınmışlardır.

 


                                                         Hazzo (Kozluk)



2-PSANK KAZASI

Psank, Pısank, Bısank, Pısanats bölgesi: Bitlis Vilayeti’nin Sasun (Sason) Sancağı’nda bulunan bir bölge.  Bısank ismini Ermenice “bitkiler” anlamında bölgenin zengin tabiat örtüsünden dolayı verildiği sanılmaktadır.

Ortaçağ’da Sasun’un en önemli merkezlerinden biri olan Pısank, uzun zaman Ermeni beyleri tarafından yönetilen yarı-özerk bir dağ topluluğu olarak varlığını devam ettirdi. Merkezi, Gomk Köyü yakınlarında bulunan Gomots veya Matin Arakelo Surb (Aziz) Petros Manastırı (Çıkuytavank veya Bedros Arakyal Manastırı olarak da anılmıştır) olmuştur. Zrenc’avank, Arzovenk ve Hrtavank kiliseleri bölgenin önemli ibadet yerleridir.

Pısank Ermenileri 1890’larda Sasun milli kurtuluş hareketine katılım göstermiş, bu açıdan Khndzorik, Miçküğ ve Pısank köylüleri göze çarpmışlardır.

Birinci Dünya savaşı öncesinde Pısank bölgesinde 3500 Ermeni yaşamaktaydı. Pısank Ermenileri 1915’te Sasun savunmasına katılmışlardır. Nüfusun büyük bir kısmı kurtularak Doğu Ermenistan’a sığınmıştır.



                                             Komk Kilisesi (Bedros Arakyal Manastırı)

3-BUN SASUN/SASUN-MERKEZ KAZASI

Sasun, Sason, Dsımak: Ortaçağ’da Ağdznik Eyaleti’nin, Sasun bölgesinde, Muş şehrinin güneyinde bulunan şehir. Sasun kalesi anlamında Sasuni Berd, Davtaberd, Davti Berd, Sanasana, Sanasın, Sanasank, Sasan, Sasuntsi Davti Berd olarak adlandırılmıştır.

Sasun bölgesinde, Dsovasar Dağı’nın güney kısmında, Kapas ve Kus nehirlerinin karıştığı bölgede meydana gelen üçgen alandaki yüksek bir kayalığın tepesinde kurulu kale, Sasun bölgesinin merkezi konumundaydı.  Asur kralı III. Tıglatpilasar’ın yazıtlarında belirtilen Sassu Kalesi, büyük ihtimalle Sasun Kalesi’dir.

Uzun bir süre Sasun bölgesinin merkezi olarak kalan kale, Moğolların saldırıları sonucu kısmen hasar görmüş daha sonra Sason Beyliği döneminde tekrar ihtişamlı yıllarına geri dönmüştür. Günümüzde Bozıka ve çevresindeki köyler, Sasun bölgesinin sınırları içerisinde bulunmaktaydı.

Sasun Kalesi, bölgenin en tanınmış kalelerinden olmuş, çevredeki halk yabancı istilacılara karşı sıklıkla buraya sığınıp savunma mücadelesi vermiştir. Sasunlu Ermeniler, 1894 ve 1904 yıllarında Osmanlı saldırılarına karşı kendilerini savunmuşlardır. 3 Ağustos 1904’te Sasan Kalesi nihai olarak yıkılmıştır.

Sasun Kalesi (Sasnaberd)


4-KHİANK

Khiank, Khian, Hiyan: Osmanlı devletinde Bitlis Vilayeti’nde, Genç Sancağı’nın Khulp Kazası’nda, Talvoriki Cur (Kayzer) Nehri vadisinde bulunan ve merkezi Parga Köyü olan köy topluluğu. Khiank bölgesi, Ortaçağ’da Ağdznik Eyaleti’nin Sanasunk (Sasun, Sason) bölgesine dâhil olmuştur.

Bölgenin erişilmesi zor coğrafyasından faydalanan Khiank’ın boyun eğmeyen Ermeni toplumu 20. yüzyılın başlarına kadar özerkliğini korumuştur. Khiank Kazası’na 16.-17. yüzyılları arasında göçebe Kürt aşiretleri yerleşmiştir.

Halk bağcılık (Khiank’ın verimli topraklarının lezzetli meyveleri ve özellikle üzümü ün salmıştı), hayvancılık, dokumacılık, ipekböcekçiliği ve şarapçılıkla uğraşmaktaydı. Sevit Surb Astvadsadsin Manastırı da Khiank bölgesinde bulunmaktaydı.

1894–96 Ermeni isyanının bastırılması sırasında Khiank Ermenileri ağır darbe almış, 1915 olayları esnasında kendilerini savunarak kurtulanlar Doğu Ermenistan’a sığınabilmişlerdir. Halefleri, günümüzde Ermenistan Cumhuriyeti’nin Aştarak ve Talin bölgelerinde yaşamaktadır.




 

Geligüzanlı Ermeni Köylüler

5-TALVORİK/DALVORİG KAZASI

Talvorik, Dalvorik, Karak: Bitlis Vilayeti’nin Sasun Sancağı’ndaki, Şatakh Nehri Vadisinde, merkezi Talvorik şehri olan bölge. Talvorik bölgesinde bulunan tüm yerleşim yerleri sadece Ermenilerle meskûn olup, 20. yüzyıl başında 250–300 haneye sahip bulunmaktaydı.

Yöre halkı zanaatlar (Talvorik’in demircileri ün salmıştı), hayvancılık, bağcılık (Egedun’un üzüm bağları meşhurdu), şarapçılıkla uğraşıp, darı, arpa, buğday, incir, nar, tütün ve pamuk ekmekteydi. Bazı köyler dut yetiştirip ipekböcekçiliğiyle de ilgilenmekteydi. Talvorik, yeraltı zenginlikleri (bakır, demir, değerli madenler, kireçtaşı) açısından zengindir. Çok sayıda soğuk pınarları vardır.

Talvorik’li Ermeniler cesaretleri ve hürriyetperverlikleriyle tanınmışlardır. 1894 ve 1904 yıllarındaki Ermeni özgürlük hareketlerinin merkezi olan Talvorik bölgesindeki köylerin çoğu yakılıp yıkılmıştır.

İsyanlar sonrasında bölgede azalan Talvorikli Ermeniler, 1915 olaylarında kurtulanların çoğu Ermenistan Cumhuriyeti’nin Aragadsotn bölgesindeki Aşnak, Şığarşik, İrind, Avan, Sasunik ve Lernarot köylerinde yaşamaktadır.

Sabana koşulmuş hayvanlar, Sasun


6-KHULP/KULP KAZASI
Khulp, Kulp, Pasur:
 Khulp Batı Ermenistan’ın Bitlis Vilayeti’nde, Genç Sancağı’na bağlı, Ermeni Torosları’nın güney eteklerinde, Koğbadzor (günümüzde Kulp veya Pasursu) Nehri havzasında bulunan bölge.

Bölge dağlık olup doğu sınırları boyunca Antok Dağı, batısında Kasan, kuzeyde ise Koğb (günümüzde Mir İsmail) Dağları uzanmaktadır. Kulp bölgesi Büyük Hayk’ın Ağdznik Eyaleti’nin Sanasunk (Sasun) bölgesi dâhilinde bulunmaktadır.

Tigranakert (Silvan)-Artaşat ticaret yolu bu bölgeden geçmekteydi. Geç ortaçağ döneminde Kulp’un, “Nahia” ismi kullanılmaktaydı. 

14. yüzyılda Osmanlı egemenliğine girdikten sonra Diyarbekir  Vilayeti’ne dâhil edilmiş, 1864 yılına kadar yarı-özerk beylik konumunda olmuş, 1880’lerde Bitlis Vilayeti bünyesinde bulunmuştur. Kulp bölgesine 15.-16. yüzyıllarda Kürt göçebe aşiretleri akın ederek Ermenilerden boşalan köylere yerleşmişlerdir.

20. yüzyıl başlarında bölgede yaşayan 5 bin Ermeni, genelde Koğbadzor’un kıyı köylerinde yaşamaktaydı. Indzakar (Surb/Aziz Gevorg manastır-ziyaretgâhıyla, yaklaşık 140 ev), Gazken (ortaçağda 2000 evden oluşan bir kasaba, 20. yüzyıl başında ise 100 Ermeni), Aharonk (1870’lerde kaza merkezi), Ehub, Geğervank (Geğervan), Şuğek ve Pasur Ermenilerle meskûn büyük köylerdi. Yöre ahalisi bağcılık, ipekböcekçiliği, dokumacılık vs. ile geçimini sağlamaktaydı.

1895–96 yıllarında Khulp’un Ermeni köyleri talan edilmiş, 1915 olayları esnasında ise yıkılmıştır, kurtulanlar ise Doğu Ermenistan’a sığınmışlardır.





                                                 Semal Köyü Ermenileri



 

7-KHUYT/ BRNAŞEN KAZASI

Khuyt, Hoyt: Büyük Hayk’ın Turuberan Eyaleti’nde, Sanasunk Dağı’nın güney kısmında, ormanlarla kaplı, merkezi, Khuyt (Khoyt) kale-şehri olan dağlık bölge. Güney ve güneydoğuda Ağdznik’in Sasun (Sason), batıda Turuberan’ın Aspakunyats Dzor, kuzeyde ve kuzeydoğuda Taron bölgelerine sınırdaş olmuştur.

Ermenistan’ın 387 yılı bölünmesi sonucunda Sasani İran, 591 yılındaki ikinci bölünmesinde ise Bizans hâkimiyetinde kalmıştır. 7. yüzyılda Araplar bölgeye akın etmiş, lâkin Khuyt’un hürriyetperver ve cesur dağlıları, Hovhan Khutetsi (Khutlu) önderliğinde 851 yılında Arap Halifeliği ordusunu darmadağın ederek komutanları Yusuf’u öldürmüşlerdir.

Khuyt, 9. yüzyılda Sasun (Sason) Beyliği’ne bağlanmış, 1064 yılında Selçuklular Khuyt’u ele geçirmişler, fakat bölge yarı-özerk konumunu korumuştur.

1459–60 yıllarındaki Osmanlı karşıtı mücadeleye katılmak niyetiyle Hetum, Papa ile görüşmelerde bulunmak üzere Khut’tan Roma’ya gitmiştir. 16. yüzyılda Khuyt bölgesi, Osmanlılar tarafından işgal edilmiş ve Bitlis Vilayeti’ne dâhil edilmiştir.

1915’e kadar bölgede var olan, Ermenilerle meskûn 19 köy, 1915 olayları esnasında yıkılmış, ahalinin büyük bir kısmı katledilmiş, kurtulanlar 1916 baharında bir Rus birliği tarafından kurtarılıp Muş’a nakledilmiş, Khuyt-Bırnaşen’in hayatta kalmış olan nüfusu 1917 yılında Doğu Ermenistan’a sığınmıştır.

Merkezi Tap (Kavakbaşı) köyüdür. 7. yy başında Kıbrıslı Georgios'a göre yöreye adını veren Xothaitai bir kavim adıdır. Episkoposluk merkezi olan Surb (Aziz) Ağbürik (Ağberka) veya Vandir Manastırı (5.-6. yüzyıl) Khut bölgesinde bulunmaktadır. Kubbeli ve tahkim edilmiş bu manastır kale vazifesi de görmüş, Sasun beyleri 10.-13. yüzyıllarında bu manastıra gömülmüşlerdir. Ermeni yazım üstadı Nerses Mışetsi, Khuyt’un Kor Köyü’nde doğmuştur.






                                                Geğaşenli öğrenciler aileleriyle birlikte


 

8-ŞATAKH KAZASI

Şatakh, Şadak: Büyük Hayk’ın Turuberan Eyaleti’nde, Sanasunk Dağı ile Kurtik Dağı arasında Şadak nehri vadisi boyunca uzanan bölge. Güney ve güneydoğuda Ağdznik’in Sasun (Sason), doğuda Huyt, kuzeyde ve kuzeydoğuda Taron bölgelerine sınırdaş olmuştur.

Andok ve Dzovasar dağlarının yamaçlarında bulunan Şatakh, geniş ormanlarla kaplıdır. Bölge ahalisi hayvancılık, bağcılık, arıcılık ve zanaatlarla uğraşmıştır.

1894 ve 1904 yıllarındaki Ermeni özgürlük hareketlerinin merkezi olan Şatakh bölgesindeki köylerin çoğu yakılıp yıkılmıştır.






                                                   Semal Köyünden Ermeni bir aile


 

9-MOTKAN KAZASI

Motkan, Motıkan, Motki, Mutki:  Osmanlı idari bölünmeleri neticesinde Khut (Khut-Bırnaşen) bölgesini de içine alarak, Bitlis Vilayeti’nin aynı isimle anılan sancağına bağlanmıştır. Bazı kaynaklarda, Bitlis’in batı Parkhand köy topluluğu, Motkan dâhilinde belirtilmektedir. Kuzeyde Muş, doğuda Bitlis, güneyde Şirvan ve Kharzan, batıda Sasun (Sason, Hazzo) ile sınırdaştı.

Motkan bölgesi Ermeni Torosları silsilesinin Sasun ve Sal (Motkan) sıradağları arasındaki alanı kapsamaktaydı. Başlıca zirveleri Ardsvik (Ardsiv), Meğvakar (Meğkar), Şınaz, Porak, batı sınırı boyunda ise Marutasar’dır. Bölgenin güneydeki, Kharzan’a sınır olan kısım daha ovalık olup el değmemiş ceviz ve meşe ormanları ile her dem yeşil makiliklerle kaplıdır.

Batı Tigris’in (Dicle) sol kolu olan Salnaget veya Arzan (günümüzde Kharzanasu) Deresi (ayrıca Arpi, Kürtçe Ro ve Meydan Deresi) Motkan bölgesinden akmaktadır. Bölge ahalisi hayvancılık, bağcılık, arıcılık (Motkan balı meşhurdu) ve zanaatlarla uğraşmıştır.

Motkan, Büyük Hayk’ın Ağdznik Eyaleti’nin Gızekh (Gızek) ve Salnadzor (ileriki dönemlerde Boğnard Ülkesi, Boğnat veya Boğnut olarak anılmıştır) bölgelerine denk düşmektedir. Bu bölgeler 14. yüzyılda Kuzey Irak’tan Ermeni Platosu’na göç edip burada kendi yönetimlerini kurarak bölgeye Motkan ismini veren Motik (Modak) Kürt aşireti yönetimine geçmiştir.

Kürtlerle meskûn olan köyler de dâhil olmak üzere, Motkan bölgesinde Ermeni mimari sanatının sayısız eserleri Surb Lusavoriç, Niç, Gızekh ve Mıtsu manastırları ile 20. yüzyıl başında terkedilmiş ve virane halindeki Boğnut/Boğnard, Kalhoka, Karbi/Kerpu ve Meğvakar/Meğkar kaleleri bulunmaktaydı.

Motkan Ermenileri  1915 olayları sonrasında kurtulanlar Doğu Ermenistan’a sığınmıştır. Bu insanların nesilleri bugün Ermenistan Cumhuriyeti’nin Aragadsotın Eyaleti’nde yaşamaktadır.






                                                                Purkh Köyü


10-KHARZAN KAZASI

Kharzan, Garzan: Kaza merkezi  Zok/Zokh (Yanarsu),  eski Phlorianon, Sehert’in kuzeybatısına 50 km uzaklıkta, Kharzan’ın sol kıyısında, tepelerde, Surp Gononos Manastırı’na iki adımlık mesafede yer alıyordu. Dicle’nin kolu Kharzan’ın kuzeyinden güneyine suladığı kaza, her zaman nispeten ormanlık alanlara ve son derece verimli topraklara sahip olmuştu; üzümleri ve meyveleriyle ünlüydü.

Yoğun bir şekilde hayvancılıkla uğraşan göçebeler tarafından ağaçları kısmen kesilen nahiyede, 17. yüzyıldan itibaren tarım üretimi geriledi. 1914’te Ermenilerin sayısı 8.343‘tü (927 Hane), 22 kilise ve 14 okul vardı.

Antikçağ ve Ortaçağ’da kent, faal bir ticaret merkezi olmanın dışında, Ermenistan’ın güneyinin savunma düzeninin önemli bir halkasını oluşturuyordu. Büyük Dikran İmparatorluğu’nun ünlü başkenti Tigranokerta, Zok’un güneybatısına birkaç kilometre uzaklıkta, şimdiki Arzan/Erzen’in bulunduğu yerdeydi.






KAYNAKLAR

1-1915 Öncesinde Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler, Raymond H. Kevorkıan – Paul B. Paboudjıan

2- Ermeni Ulusal Demokratik Hareketi ve 1915 Soykırımı, Recep Maraşlı

3- 1914 Öncesi Ermeni Köy Hayatı,  M. K. Matossian – S. H. Vılla

4- Sasun – Voyages Archéologiques, Jean Michel Thierry

5- Kürt Ulusal Hareketleri ve 15.yy’dan Günümüze Ermeni Kürt İlişkileri, Garo Sasuni

6-Başlangıcından 1071’e Ermenilerin Tarihi, Rene Grousset

7- Hamidiye Alayları, Janet Klein

8-Rus General Mayewski’nin Doğu Anadolu Raporu

9-Sason Ermenileri İsyanı, Hamdi Doğan (Basılmamış Doktora Tezi)

10-Ermeni Kaynaklarına Göre Batman ve Çevresi, Canan Seyfeli (I.Uluslararası Batman ve Çevresi Tarihi ve Kültürü Sempozyumu)

11-Sasun’un Eski Sınırları ve Ermeni Nüfusu, Sofia Agopyan (www.sasun.org)

12-www.nisanyanmap.com

13- www.akunq.net 

 

 

 

 

 

 

 

Sasun.org

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 4 yorum mevcut

    • mustafa aylanc 7 ay önce yorumlandı

      gercktn gzl bir calisma olmus

    • aras kasorî 2 yıl önce yorumlandı

      merhaba, tebrikler çok onemli bir çalisma olmus. rica etsem yazidaki haritalarin kaynakçasini net olarak yazabilir miisniz? tesekkurler

    • Basri Baltaş 2 yıl önce yorumlandı

      ev xebateke piroz e desté sax be.ez bawerim wé xebaten din jî wé were.

    • mesut tekin 2 yıl önce yorumlandı

      iyi bir çalışmma,tebrik ederim ve devamını dilerim.

    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Sason'un en önemli kültür varlığı hangisi?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    KİM KİMDİR? Tümü
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV