banner27
20 Kasım 2017 Pazartesi

Avrupa ve ABD'nin Çilekleri Sason'dan

Sason Kalesi

Bozıkan Kalesi, halk arasında Bozıka diye tabiren edilen Kaleyolu Köyü’nün yanı başındaki yüksek bir kayalığın tepesinde kurulmuştur. Sason kalesi olarak da bilinir.

23 Şubat 2013 Cumartesi 20:28
Sason Kalesi

 Bozıkan Kalesi, halk arasında Bozıka diye tabiren edilen Kaleyolu Köyü’nün yanı başındaki yüksek bir kayalığın tepesinde kurulmuştur. Sason kalesi olarak da bilinir. Tahminen Sasana Berd (Sasan Kalesi) anlamına gelmektedir. Bozıkan Kalesi, tarihi kaynaklarda Sasuni Berd, Davtaberd, Davti Berd, Sanasana, Sanasın, Sanasank, Sasan, Sasuntsi Davti Berd, Kağkik isimleri ile de geçmektedir.

Sasunlu Tavit Efsanesi`ne  göre kaleyi ve kenti Araplar zamanında o zamanki kralın izniyle Sanasar ve Bağdasar adında iki kardeş inşa etmiştir. Kaleye adını ak sakallı bir dede koymuş; dede kalenin yüksek duvarlarını görünce şaşırmış ve buraya sütun anlamına gelen Sasun adını (Ermenice`de “sütun büyüklüğüne sahip” anlamına gelir) vermiştir. Ermeni tarihçiler ise Sasun adının Sanasar`dan geldiğini öne sürmektedir.

Bozıkan Kalesi, Zovasar Dağı’nın güney kısmında, Kapas ve Kus nehirlerinin karıştığı bölgede meydana gelen üçgen alandaki yüksek bir kayalığın tepesinde kurulmuştur. Kalenin surlarının uzunluğu 3000,  genişliği 100 adım olup kırmızı büyük taşların kireç kaymağıyla birleştirilmesiyle inşa edilmiştir. Yüksekliği 20–25 metre olan surlar, kalenin üst kısmını üçgen şeklinde kuşatmaktaydı. Surların üst kısmı dışardan kemerli olmuştur. Kale içinde bulunan tabii mağaralar depo ve ahır olarak kullanılmıştır. Aşağıya doğru inen taş kaplı yolun izleri 1915’e kadar belirgindi. İçme suyu, Zovasar Dağı’nın pınarlarından toprak künklerle getirilmiştir. Sasun Bölgesinin  en önemli ve en tanınmış kalelerindendir. Çevredeki halk yabancı istilacılara karşı sıklıkla buraya sığınıp savunma mücadelesi vermiştir.

Kesin olarak ne zaman yapıldığı bilinememektedir. Hurrilerin bu coğrafyaya hakim olduğu bilinmektedir. Hurriler kendi aralarında Hurri ve Mitani olmak üzere iki ayrı konfederasyona ayrılır. Zamanla Mitani Krallığı güçlenmiş, Hurri Krallığı ise zayıflayarak tarihten silinmiştir. Mitanilerden sonra bölgeye Asurlular ve Urartular egemen olmuşlardır . Asur kralı III.Tiglath-Pileser, M.Ö. 736’da doğuya yönelerek Sasun bölgesindeki Ulluba ülkesini hükmü altına aldı. III.Tiglath-Pileser’ın yazıtlarında belirtilen Sassu Kalesi, büyük ihtimalle Sason Kalesi’dir.

Sasun bölgesi, sırasıyla (M.Ö. VI.-III. yüzyıllar), Artaşesyan (M.Ö. II-I. yüzyıllar), Arşakuni (I.-IV. yüzyıllar) hanedanlıkları dönemlerinde Ermeni Krallığı bünyesinde bulunmuştur. Arşakuni hanedanlığının çöküşünden (428) sonra Sasun, tabii konumu sayesinde özerkliğini korumayı başarmıştır. Sasun 885 yılında, Taron Beyliği bünyesinde, Bagratuni Ermeni Krallığı’na dâhil edilmiştir Kale surları üzerinde Helenistik, Roma  ve Bizans izlerine de rastlanılmaktadır.

Bazı kaynaklarda ise IV.yüzyılın başından itibaren Erzen bölgesinin paylaşımı konusunda Perslerle Bizanslılar arasında başlayan savaşlar, yüzyılın sonuna kadar devam etmiştir. Bu dönemde Bizanslılar, savunma amaçlı olarak karşı taarruzların bertaraf edilmesi için Sason, Kozluk ve Bitlis üçgeninde çok sayıda savunma amaçlı kaleler kurmuştur. Sason ilçesinin 25 km. kuzeyinde bulunan Bozıkan kalesi de bunlardan bir tanesidir. Bizans döneminde Bozıkan kalesi,  diğer kaleler (Pertukan Kalesi, Beksi Kalesi, Rabat Kalesi, Kandil Kalesi ve Hazzo Kalesi)  gibi doğudan batıya ulaşımı sağlayan ipek yolunun bu bölgedeki kontrolünü sağlayan bir görev üstlendiği söylenmektedir.

            Ortaçağ’da Sasun bölgesi, Ermeni-Arap çatışmasının merkezi oldu. VII.-VIII. yüzyılda Arap saldırılarına  karşı yürütülen mücadeleyi Ermeniler,  ulaşılması zor, dağlık bölge olan Sasun’u da üs olarak kullanmışlardır. XI.yüzyılda Silvan’ın Müslümanlarca alınması ile Ermeni ve Araplar arasındaki çatışmalar şiddetlendi. Bu çarpışmalarda Müslümanlar üstünlük sağlayamamıştır.

Sasun, XVI. yüzyılda yarı-özerk durumunu koruyarak Osmanlı yönetimi altına girmiştir. Bu sürede Sasun bölgesine Kürtler yerleşmeye başlamıştır. Kürtler, zamanla Ermeni feodallerin topraklarını zapt ederek, Sasun bölgesinin bazı kısımlarında (Kulp, Hazzo, Havedan, Motkan) beylikler kurmuştur. Bazı bölgeler (Khut-Bırnaşen vs.) Ermeni ve Kürt beyleri tarafından ortaklaşa yönetilmekteydi.

XVI.yüzyıl, Sason Kürt Beyliği’nin en parlak dönemini yaşadığı yıllardır.Osmanlı – İran çatışmalarında önemli rol oynayan Sasun Beyliğinin merkezi Sasun Kalesi olmuştur.  Şerefname’de adları verilen Sason beyleri çok daha geç dönemde yöneten şu isimlerdir:

Mir Ebu Bekir Bey (en ünlüsü),

Hıdır Bey, Ali Bey (Hıdır Bey’in kardeşi. Ali Bey, Şah İsmail’e gidip kendisiyle dostluk kuranlardan biridir. Şah İsmail’in Tebriz’deki sarayında iken ölmüştür. Şah’a giden “Kürt beyleri” tutuklanırken, ona özel ve sıcak bir ilgi gösterilmiştir), Hıdır Bey,

Muhammed Bey (Hıdır Beyi Sason aşiretleri, Muhammed Beyi Şah İsmail atadı. Ama ikisi arasında iç-savaş patlak verdi. Daha sonraları Sason yönetimi 1516’daki Mısır seferi sırasında Osmanlı hükümdarı Yavuz Sultan Selim’e sığınan Muhammed Bey’e verildi),

Muhammed (1516/7-1532/3),

Süleyman Bey(1521-?),

Bahaddin Bey (Bunun döneminde Sason Eyaleti ve beyliğine Hazzo dendi),

Saruhan Bey (1579’da Gürcistana bağlı Çıldır’da Osmanlılar safında Kızılbaşlar’la çarpışırken öldü),

Muhammed Bey(1579-1596),

Ahmet Bey(1596-1597).

Sasun, XIX. yüzyıla kadar yarı özerk konumunu devam ettirmiştir. 1864 yılında Osmanlı Devletinin yönetiminde eyaletlerin yerine vilayetler kurulunca Sasun’da Siird Sancağına bağlanarak önce Diyarbakır, sonra da Bitlis vilayetine bağlanmıştır. Bu tarihten itibaren Sasun bölgesi parça parça  Bitlis, Muş, kısmen de Genç ve Siirt sancaklarına dâhil edilmiştir.

Sasun, XIX. yüzyıl sonunda Ermeni hürriyet hareketinin merkezine dönüşmüştür. Sason Kalesi 1890-94  ve 1904 yıllarındaki Ermeni İsyanlarının kalesi olmuştur. 1904 yılındaki isyanın bastırılması ile Sasun’un kaderi değişmiştir. 3 Ağustos 1904’te Sasun Kalesi nihai olarak yıkılmıştır. Osmanlı Devleti, 30 Nisan 1910 yılında aldığı kararla  Sasun ismini Sason olarak değiştirmiştir.

Sasun Kalesinde bugün  taş yığınları arasında yılara meydan okuyabilmiş birkaç duvarın dışında pek bir şey kalmamış. Ama yine de Sasun’un geçmişini aydınlatma noktasında önemli bir tarihi alandır. Harabelerin altında sağlam duran bir çok odanın ise en fazla ziyaretçileri define avcıları olmaktadır. Bugüne kadar Sasun bölgesi ve Sasun Kalesi ile ilgili önemli bir araştırma yapılmamış olması üzüntü vericidir.

BEHCET ÇİFTÇİ

 

Sasun.org

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Sason'un en önemli kültür varlığı hangisi?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    KİM KİMDİR? Tümü
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV